Ellerim aşk kokuyordu...
Ellerim sen kokuyordu.
Bir nefes çekiyorum en derinden
içime 'İlk'ten bir huzur doluyordu.
||Biz varoldukça hayallerime ay doğuyordu||
Ama bir hastalık 'çağ'ı çalıyor kapımı;
Kim o demeden açıyorum birden,
Hazırlıksız yakalanıyorum,
Kim olduğunu bilmeden..
Göz deliğinden bakıyor gözlerim ve
Boğazıma düğümleniveryor neşeli nağmelerim
Kökünden çekiliyor kanım,
Kanım sert, kanım kırmızı
Kulaklarımda nisanın fısıltısı
Gözlerim hayatın kör talihine kapalı,
Bir tad var dilimde ,
Hani çocukluğumdan beri özlediğim,
Arayıpta bulamadığım sanki.
Bir damla var kirpiğimde,
Nerden çıktığını anlayamadığım bir hüzün bulutu temsili gibi
Yıkıcı, boğucu, bunaltıcı...
Bıktırıcı, yıldırıcı...
Ellerimle dağıtamadığım bir sis var kapımın arkasında,
Burası benim cennetim diyorum, işte cennet burda
Ama sis öyle çok ve yoğun ki;
Her yer flu, her yer gri..
Çığlık gibi, ayaz gibi, kötü, pis, karamsar...
Ellerim onu yok edemeyecek kadar küçük
Hırçınlığıyla başedemeyecek kadar narin...
Ellerim...
Oysa onlar benim aşkla beslediğimdi,
Senle beslediğimdi...
Seni severek narinleşti ,
Sana dokunarak sakinleşirdi...
Ellerim...
Onlar kendimi kurtarmaya yetmezdi,
Battığım herneyse, ellerim çıkmama yardım edemeyecekti...
Ellerim içinde bulunduğum simsiyah defterin beyaz kalan tek yeriydi...
Ellerim sendeydi,ellerim sendi...
Ellerim sen kokardi,
Ellerim ellerindi...
Çağla BOZKIR...
...Hayatın sığılığındaki derin duygular... (-) eksi sonsuzdan, artı sonsuza (+)
Aşk, Yepyeni Kalabilen Eski Bir Masaldır. H.HEİNE
ilk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Eylül 2011 Cuma
28 Temmuz 2011 Perşembe
İlkÇağ
Hep ulaşılmazlar mükemmel gelir ya insana. Uzak olan herşey caziptir işte. Nasıl anlatılır ki bu durum, deneyelim bakalım...
**
Başkalarının hayatı bizim hayalimizken , bizim hayatımız başkalarının kabusudur. Belki de yaşamayı bilmekten geçiyordur bunun sırrı. Elimizdeki gerçek mutluluğun değerini bilmek mesela. Hep daha fazlasını istemenin bir mantığı yoktur aslında çünkü hiçbir artışın sonu yoktur. Hep daha çok daha çok derken, olması gerektiğinden de aşağıya çektiğini hissedersiniz çıtanızın... Elinizdekiyle mutlu olmak varken, varolanında avucumuzdan kayıp gitmesi gibi...
Oysa sahip olduğumuz hiçbir şey eksik ya da yarım değildir işte. Zamanla sizinle bütünleşir zaten parçaları. Hatta bazen elinizdeki en güzelidir , en fazlası, en i dir işte her şeyin. Anlatılmaz sözcüklerle .Başladığın cümle onu görünce boğazında düğüm düğüm oluverir, diline kramp girer işte. Hele ki elini tutuyorsa...
**
Bende onu uzaktan görünce öyle imrendim . Hayata bakışını, gülümseyişini, aşkı sahiplenişini. Onun yaşadığı ya da yaşattığı hayat hayalim olmuştu bile... Yaklaşmaktan korktuğum, gerçek olmayacak kadar fazla güzel bir hayat.. Sanki yanında nefes alsam nefesimi vermekten çekinirdim o tozpembe gözlükleri buğulanmasın diye. O vardı, hep ve herkesten fazla. Ben ise benimsedim uzaktan ama harcamadım onun mutluluğunu. Bazı şeylerin zamanı vardır ya hani. Baktım, gördüm, bekledim... En süprizi ise sevdim...
Şimdi ise bana imrendiğim o hayatı yaşatan sevdiğim, sana teşekkür ederim...
Seni zamanın boşa geçtiğinde harcanmamamız için uzaktan sevdim. O kadar uzaktan ki, ben bile farketmedim.
**
Şimdi bizim hayatımız başkalarının hayali olsun.. Ama ne bizim aşkımız başkalarına kabus, ne de onların nefesi bize zehir olsun...
**
Başkalarının hayatı bizim hayalimizken , bizim hayatımız başkalarının kabusudur. Belki de yaşamayı bilmekten geçiyordur bunun sırrı. Elimizdeki gerçek mutluluğun değerini bilmek mesela. Hep daha fazlasını istemenin bir mantığı yoktur aslında çünkü hiçbir artışın sonu yoktur. Hep daha çok daha çok derken, olması gerektiğinden de aşağıya çektiğini hissedersiniz çıtanızın... Elinizdekiyle mutlu olmak varken, varolanında avucumuzdan kayıp gitmesi gibi...
Oysa sahip olduğumuz hiçbir şey eksik ya da yarım değildir işte. Zamanla sizinle bütünleşir zaten parçaları. Hatta bazen elinizdeki en güzelidir , en fazlası, en i dir işte her şeyin. Anlatılmaz sözcüklerle .Başladığın cümle onu görünce boğazında düğüm düğüm oluverir, diline kramp girer işte. Hele ki elini tutuyorsa...
**
Bende onu uzaktan görünce öyle imrendim . Hayata bakışını, gülümseyişini, aşkı sahiplenişini. Onun yaşadığı ya da yaşattığı hayat hayalim olmuştu bile... Yaklaşmaktan korktuğum, gerçek olmayacak kadar fazla güzel bir hayat.. Sanki yanında nefes alsam nefesimi vermekten çekinirdim o tozpembe gözlükleri buğulanmasın diye. O vardı, hep ve herkesten fazla. Ben ise benimsedim uzaktan ama harcamadım onun mutluluğunu. Bazı şeylerin zamanı vardır ya hani. Baktım, gördüm, bekledim... En süprizi ise sevdim...
Şimdi ise bana imrendiğim o hayatı yaşatan sevdiğim, sana teşekkür ederim...
Seni zamanın boşa geçtiğinde harcanmamamız için uzaktan sevdim. O kadar uzaktan ki, ben bile farketmedim.
**
Şimdi bizim hayatımız başkalarının hayali olsun.. Ama ne bizim aşkımız başkalarına kabus, ne de onların nefesi bize zehir olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
