Aşk, Yepyeni Kalabilen Eski Bir Masaldır. H.HEİNE

aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2012 Pazar

Deprem

Çok bişey değildi istediğim. Sıcak bir evim, yuvam olsun işte. Ben evde iken kapımı koşarak açayım, ya da dışardaysam kapım yüzüme gülerek açılsın. Bunun kısCa anlamı huzur ve mutluluk işte. ama tek derdim bu değildi elbet. Ama yinede çok uçbişey değil bunların yanında istediğim .

Aşk ... 
Aşk ya tek kelime ama bir ömre bedel olan  o mukemmel duygu. tek istediğim gözlerimi n içinin parlamasıydı adı geçtiğinde. adı adıma uysun istedim. yıllarca onu beklediğimi bilsin.
Artık gelsin görsün ve bilsin istedim. Kolay değildir insanların neden dunyaya geldiğini çözmeleri. gel, ben buldum dedim. sustum uzattım  ellerimi, varoluş sebebim sensin, aşk.. dedim. Yok oluşuma sebep olabilceğini hiç düşünmemiştim oysa. 
Seni hergün daha çok daha çok daha fazla sevebilceğimi biliyordum ama bir gün ''bugün seni sevmiyorum'' diyebilmek yoktu lugatımda. Oysa  bugün de senmi sevmiyorum. Dün seni deli gibi özleyen kız bugün mantığıyla seri toplantılar halinde. 
Oysa bana aşık olduğunu hatta ilk olduğumu biliyorum. Ama sen beyin kıvrımlarımın nasıl işlediğini bilmiyosun. kolay senaryo üretirim yeter ki bana bir konu verin modundayken ben sen bana konulardan konu seç diyorsun. Malzeme veriyorsun ve kullanmamı istiyorsun. Bense unutamayacağım şaheser senaryolar üretiyorum. 
Meğersem benim için geçmiş hiç geçmemiş...zamanında temelde yarattığın boşluklar gün gelir böyle tepende patlar. Sonuç artçı bir depremde yıkıntı..

16 Ağustos 2011 Salı

Masallardaki Kahraman

Evet, hala büyüyememiş bir çocuk var içimde..    Hayallerim o kadar basit ki aslında ama çok değerli. Herkes gibi ya da çoğu insan gibi düşünmüyorum işte. Aşk önemli...

Ben insanların bir ruh eşi olduğunu ve o iki kişinin birbiri için yaratıldığını düşünenlerdenim. Onu bulmak öyle zordur ki ya da keşfetmek. Ama insanlar iyi ya da pozitif olduğu sürece asıl kahramanlarına yaklaşırlar ya da Çağ mantığı böyle söylüyor. Beynimin bir yerlerinde hala gerçekçilik kaldıysa lakin arada beni uyandırmaya çalışıyor ama direniyorum. İnandığım toz pembe masalın toz-duman olarak yön ve şekil değiştirmesine gönlüm razı olmuyor işte. Hani bazen gerçekleşmesi imkansız olan istekleriniz, düşünceleriniz kısacası hayalleriniz vardır işte ama asla on(u)ları kaybetmek istemezsiniz ve onları hissetmekten kendinizi alamazsınız. İşte bende o masallardan kendimi alamayanlardanım...

Sanki onu bulunca bütün kirli hayatımızı temizleyebiliriz, düşlerimizi gerçekleştirebilir ve bir masalın da gerçek olabileceğine inandırabiliriz kendimizi gibi geliyor. Beyaz ata gerek yok, bir arabaya asla...

Benim icin bakan bir çift göz, dudaklardan sana doğru akan bir kaç güzel cümle, bir kaç tatlı dokunuş... Ve hayatın bizim ( kahramanım ve benim ) için kurduğu şifreleri çözebilecek düzeyde uygunluk...

Onun olduğunu, onun geldiğini nasıl mı anlarız? O bizim ilk aşkımız olur. İlk aşk derken ilk sevgili ilk öpücük ilk bilmem nelerden bahsetmiyorum. Öyle seversiniz, öyle aşık olursunuz ki daha önce hiç hissetmediğiniz ya da geçmişinizde yaşadıklarınızın derecesinin yüksek olmadığını hissettirecek bir duygudur bu. Bu yüzden hayatımıza girebilen birilerinin ilk olma ihtimali daima vardır aslında. Ve bu aşk, sevgi ya da adı her neyse işte max. ulaştığı anda ben derim ki işte o. Geldi ve aşık oldum. Hiç olmadığım, hiç bağlanmadığım kadar. Şimdiye kadar sevmediğim kadar... O halde ilk'tir. Öyle kalmaksa onun elindedir elbette ki kahramanınızsa kalacaktır da elbet. Yorulmadan, bıkmadan, mızmızlanmadan sevecektir sizi her halinizle. Hergün bir önceki günden daha fazla...

Aynı şeyleri düşünmek, aynı cümleleri konuşmak ve aynı tepkileri vermek hatta aynı duygularla tek bir şarkıyla bir lahzayı paylaşabilmek hayatın cilvelerinden olsa gerek :)
 Hayatın size hazırladığı sürprizlere tav olup aynı anda yaşamak, birlikte keşfetmek, işte nasıl derler... Bu kadar tesadüf olmaz dersin, bunu yaşadığında ise aşkta her şey bizim içinmiş deyip, yaşadıklarına şaşırmayaya başlarsın ve Anlarsın ki sıradışılık zaten aşkın kendisidir :)

Saygılarımla...
Çağla BOZKIR

28 Temmuz 2011 Perşembe

İlkÇağ

 Hep ulaşılmazlar mükemmel gelir ya insana. Uzak olan herşey caziptir işte. Nasıl anlatılır ki bu durum, deneyelim bakalım...
**
Başkalarının hayatı bizim hayalimizken , bizim hayatımız başkalarının kabusudur.  Belki de yaşamayı bilmekten geçiyordur bunun sırrı. Elimizdeki gerçek mutluluğun değerini bilmek mesela. Hep daha fazlasını istemenin bir mantığı yoktur aslında çünkü hiçbir artışın sonu yoktur. Hep daha çok daha çok derken, olması gerektiğinden de aşağıya çektiğini hissedersiniz çıtanızın... Elinizdekiyle mutlu olmak varken, varolanında avucumuzdan kayıp gitmesi gibi...
Oysa sahip olduğumuz hiçbir şey eksik ya da yarım değildir işte. Zamanla sizinle bütünleşir zaten parçaları. Hatta bazen elinizdeki en güzelidir , en fazlası, en i dir işte her şeyin. Anlatılmaz sözcüklerle .Başladığın cümle onu görünce boğazında düğüm düğüm oluverir, diline kramp girer işte. Hele ki elini tutuyorsa...
**
  Bende onu uzaktan görünce öyle imrendim . Hayata bakışını, gülümseyişini, aşkı sahiplenişini. Onun yaşadığı ya da yaşattığı hayat hayalim olmuştu bile... Yaklaşmaktan korktuğum, gerçek olmayacak kadar fazla güzel bir hayat.. Sanki yanında nefes alsam nefesimi vermekten çekinirdim o tozpembe gözlükleri buğulanmasın diye. O vardı, hep ve herkesten fazla. Ben ise benimsedim uzaktan ama harcamadım onun mutluluğunu. Bazı şeylerin zamanı vardır ya hani. Baktım, gördüm, bekledim... En süprizi ise sevdim...

Şimdi ise bana imrendiğim o hayatı yaşatan sevdiğim, sana teşekkür ederim...
Seni zamanın boşa geçtiğinde harcanmamamız için uzaktan sevdim. O kadar uzaktan ki, ben bile farketmedim.
**

Şimdi bizim hayatımız başkalarının hayali olsun.. Ama ne bizim aşkımız başkalarına kabus, ne de onların nefesi bize zehir olsun...

21 Temmuz 2011 Perşembe

AşkAlkol

Mutluluk,alkol gibi bazen vucudumda. Öyle ki ; ağzım, dilim,ellerim uyuşuyor. Abuk sabuk gülmeye başlıyor Çağ. Hoop ağzı kulaklarında ve bu uyumu seviyor işte.

Ama alkol gibidir gözyaşı. Öyle ki; dolmuştur artık için, daha fazla acı almayacak kadar sınıra dayanmıştır. Bir damlası bile istifra etmeye yeter işte mideni dolduran sıkıntılarını. Alkol gibi işte... Eşik değerini aştın mıydı,tutamazsın işinde gözyaşlarını...

O zaman alkolizm gibidir aşk... Herkes hayatında en az bir kere denemiştir. Töbeli olanlar ya da haram olarak görenler de vardır elbet onlar ise bu zevkten mahrum kalmaya mahkumdur. Bazıları ise tadına varınca , bir kere tadına varınca işte bırakamaz kolay kolay...Alışmıştır,bağdaşmıştır işte.Damarlarında dolaşmaya hatta kalbinden sonra vucudunu da ele gecirmeye baslamıstır.Aşk alkol gibidir işte.Vazgecemeyenler ise alkolik,sarhoştur... Doyamazlar aşka, hergün her an daha fazla...

Kafam güzel,kalbim güzel, sen güzelsin moduna girmek gibisi var mı...

Koy bir kadeh daha, doyulmaz aşka...

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Aşk...

Aşk... dolu dolu,yaşanırcasına... Adını tam anlamıyla yaşatan,yaşattıran. Ötesi yok,fazlası ya da eksiği de. Bir açıklaması da yok, bir şikayeti ya da sebebi de. Neden derler, neden denir-Aşk- dersin. Yeterlidir...

Düşündürür apansızca,dalıp gidersin işte. Gözlerin dalar hatta dolar. Hafif bir tebessüm belirir dudaklarda,güller acar yanaklarda hatta ama sırıttırmaz. Daha sıcaktır çünkü bıraktığı etki... Derin nefes alırsın tek seferde,ama bir dikişte geri veremezsin,taksit taksit içindeki huzuru ciğerlerine yayarcasına verirsin nefesini. Kulakların sadece onun sesini işitir.Dudaklarından onun kelimeleri dökülür,ellerinde onun ellerinin sıcaklığı kalır. Ellerin titrer,dudakların titrer,kalbin titrer...

Anlatamazsın işte yaşadıklarını. Aşk dersin,olur biter...

Uyursun , ama hayata dair uyursun. Hayallere,ruyalara uyanırsın. Planlara , onunla olan herşeye uyarsın. O yanında nefes alıyorsa,hele bir de gülümsüyorsa,kalp ritmin artar, gülümsersin. Mutlu olduğun için değil ha, mutlu olduğu için.Çünkü artık senin için mutluluk 'o'dur. onun mutluluğudur seni mutlu eden...Neden gülüyorsun surekli derler, sebebini bulamazsın,söyleyemezsin... Aşk'tır çünkü. Aşk dersin ,yeterlidir...

Elini ayağını nereye koyacağını bilemezsin... Gözün hep ondadır. Ola ki uzaktaysa sevdiğin, o zaman gözün hep telefondadır.Ağzından çıkan lafları bir bir aklına yazarsın,istemesende ezberine kaçar onun bütün harfleri.Güldüğü,durduğu,kızdığı,konuştuğu,sustuğu hatta nefes aldığı anları,yerleri bile yazarsın işte o hiç derslere harcamadığın beyninin köşesine.. Zaten kalbinin tümünü ele geçiren bu his,beynine de hükmeder sana farkettirmeden..Olan herşey senin kontrolünden çıkmıştır zaten. Hasta mısın,dengesiz misin sen? gibi soruların tek bir cevabı vardır aslında... Adı Aşk'tır. Dengeni bozan herşeyin sebebi budur aslında. Tek bir kelimedir ve yeterlidir...

Merak edersin. Yanında değilse geçmez zaman,dakikaları hatta saniyeleri sayarsın. Saatlere düşman olursun. Hele ki günlerin geçmesi gerekiyorsa of... Geçmez,geçmek bilmez...yerinde saymak şurda dursun,zaman geriye akar sanki. Elde değildir... Özlersin. Köpek gibi özlersin. Onu görene kadar,senin ilacın olana kadar özlersin işte...Haberin olsun istersin sürekli ondan. sürekli seni düşünsün istersin işte. Ayrılmak ne mümkün,senin aldığın nefes,baktığın gökyüzü bile o iken, o da bunu hissetsin istersin.O yoksa eğer,gökyüzün yok dmeketir,nefesin yarımdır bir de. Boğulursun. Boğazındaki eli de bulamazsın. Çırpınırsın. O yoksa işte karanlıkta kaybolursun merak edersin,paniklersin. Yardın istersin herkesten, bir nefeslik yardım istersin. Ne oluyor sakin ol derler sana, çok panik yapma rahat ol derler sana. Anlamazsın cunku anlatamazsın da... Tek kelimedir sebebi Aşk'tır. Anlatılmaz,yaşanır türündendir...

Anne gibisindir .  Şefkatli,kollayıcı,uyarıcı,sahiplenici... Bunu sana yaşatan duygunun adı bellidir. Aşktır.

Hayata tutunma sebebidir.kendisi sebep ya da araç değildir ama amaçtır. Büyük ,yüce, inanılmaz bir histir bu. O dersin.. İşte o..Geldiği gibi gitmesin istersin. Karışsın sana, kendi parçalarını kaybedecek kadar senleşsin istersin. Mutluluk olsun istersin.Daimi olsun istersin. Her gece dilinde duadır,her sabah doğan güneştir gözünde. Neden bu kadar çok düşünüyorsun, boşver derler.. Aşk dersin.. Fazla lafa hacet yoktur.

Bütün teselliler boş kalır,renksiz bir dünyaya düşme şüphes girdi mi hele içine,bütün umutlar yerle birdir. gökyüzün bile yoktur ki güneşi bekleyesin. İçin çürür,parçalanır... Sesler kesilir,kulakların işitmez. Gözlerin kördür artık. En fenası da hissiz,çaresizdir bedenin... Ölüm yokya ucunda ayrılık unutulur derler. Aşk dersin. Yeterlidir. Açıktır. Nettir. Ama artık insanların bile anlamıyacağı kadar genelleşmiştir.

Aşk derim, yeterlidir,kafidir...